Amerikancı ” Solcular ”

Solculuk, yakın zamana kadar ülkemizde en büyük suçlardan biri idi. Solcu olduğu gerekçesiyle yargısız infaza uğrayanların sayısı az değildir. Zorlu bir mücadele ile o günler geride kaldı. Solcular yine sevilmiyor. Ancak kimin solcu olduğu konusunda kafalar karışık.

Bazıları solcu olmak isteğindeler. Bazıları “solcu” olduğunu söylüyor. Ancak yaptıklarına bakınca kafanız karışıyor. Bazılarına istihbarat birimleri “solcu damgası” vuruyor. Hayatı kararıyor. En sevilen “solcular” ise “eski solcu” olduğunu söyleyenler. Siyasal iktidarlara yanaşan bu tipler solculara nutuk atarken “biz eskiden…” diye söze başlayıp nasihat faslına geçiyorlar.

Bazılarının “solcu” olduğunu anlamak için başka “solcuların” yalancı tanıklığına gerek duyuluyor. Ancak öyle işler yapıyorlar ki binlerce tanık gösterseler bile inandırıcı olamıyorlar. Tıpkı PKK’nın meclisteki uzantısı HDP gibi.

12 Ağustos Perşembe günü “NATO’dan Yardım Dilenen ‘Devrimci” başlığı ile yazdığımız yazıyı doğrulamak ister gibi 2 ayrı gelişme daha yaşadık. İlki HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın “ABD’nin İncirlik anlaşmasında Kürtlere ihanet ettiğine inanmıyorum” açıklaması idi.

Washington Post gazetesinden ünlü gazeteci David İgnatius’un sorularını yanıtlayan Demirtaş, ABD’ye o kadar yürekten inanıyor ki “ABD’nin İncirlik anlaşmasında Kürtlere ihanet ettiğine inanmıyorum” diyebiliyor. Muhtemeldir ki doğru da söylüyor. Zira geçtiğimiz günlerde yazdığımız gibi kendine “solcu” diyen hiçbir parti, gurup İncirlik Üssünün ABD’nin kullanımına açılmasına ses çıkarmamıştı.

Bu haberin mürekkebi kurumadan bu kez PKK’nın uzantısı değil kendisi, ABD ile ilişkileri konusunda bir açıklama yaptı. PKK’nın en önemli adamlarından Cemil Bayık, İngiltere’nin ünlü Daily Tekegraph gazetesine verdiği mülakatta PKK’nın ABD ile dolaylı kanallar aracılığı ile temasa geçtiğini açıklamış. Bayık açıklamasında “Mesajlar gidip geliyor, toplantılar yapılıyor, mektuplaşmalar var ve bu ilişkinin gelişmesi de olası” demiş. Ve eklemiş: “ABD’nin Türkiye ile aramızda arabuluculuk yapması gerektiği çağrımı yineliyorum”.

Bayık’ın sözlerinin doğru olduğu basına yansıyan başka haberlerden de anlaşılıyor. Bir an için haberin yanlış olduğunu ve ABD’nin PKK ile böyle bir ilişkiye girmediğini düşünelim. Bizi ilgilendiren konu PKK’nın ABD’ye nasıl baktığı ve ABD’den beklentileridir. Zira kendilerine “solcu” madalyası takanlar PKK’nın legal uzantısı HDP’nin “solcu” ve “devrimci” olduğunu söyleyerek kefil olmuşlar, 7 Haziran seçimlerinde oy istemişlerdi. HDP’ye oy isteyenler kervanına CHP de Genel Başkan Yardımcıları seviyesinden katılmıştı.

HDP’ye kefil olan “solcular”, daha sonra kandırdıkları gençleri Ayn-el Arap’a (Kobani) götürmek üzere İstanbul’dan otobüslerle yola çıkarmışlar ve Suruç’ta feci bir provokasyon ile 32 gencimiz yaşamını yitirmişti. Bu gençlerimiz PKK’nın Suriye kolu PYD adlı örgüte destek olmak için yola çıkmışlardı. Destek olunacak PYD ise, en üst makamlardan ABD’nin Suriye’deki kara gücü olarak ilan edilmişti.

Bütün bu söylenen ve yapılanları üst üste koyduktan sonra kendine “solcu” diyenlerin ABD ile ilişkilerini nasıl açıklayacaklarını merak ediyoruz?

18.08.2015

Lütfü Kırayoğlu / ADD Genel Yönetim Kurulu Üyesi

Paylaşalım