Arabistan, İslam ve Petrol

Gelin bugün Dünyanın kafaca en geri kalmış bir Ülkesini gözden geçirelim. Evet görüntüde çok zengin, refah içerisinde ve çağdaş teknolojinin uçlarında yaşayan, ama sosyal açıdan bakıldığında, 1400 yıl öncesinin donmuş kalıpları içerisinde tutsak kalmış bir Ülke’den Sa’udi Arabistan‘dan bahsetmek istiyorum..
Dünyanın en ilkel, en despot yönetimlerinden biri, İslâm şeriatının katı kurallarıyla yönetilen bu 30 milyonluk Ülkede, bin kadar (yaşayan) üyesi bulunan bir ‘hanedan’ yani Sa’udi ailesi sadece hakim-i mutlak değil, aynı zamanda başta Petrol olmak üzere, Ülke zenginliklerinin çok büyük bir kısmının da sahibidir.

petrol

Kadınların araba süremediği, spor yapamadığı, yüzemediği, tek başına dışarı çıkamadığı, oy kullanamadığı, istediği gibi giyinemediği, toplum yaşamında hiç bir söz hakkının bulunmadığı, tanıklıkta ve mirasta yarım sayıldığı, kısacası insan yerine konulmadığı bir Ülke burası; ama ne var ki, Tüm Dünyada terör estiren İslami Cihad gruplarını destekleyen Sa’udi yönetimiyle, başta ABD olmak üzere Petrole muhtaç tüm Batı Ülkeleri sempatik çıkar ilişkilerini sürdürmekte bir sakınca görmüyorlar. Söz konusu Petrol olunca, insan hakları, özgürlükler, demokrasi unutuluyor.
Her ne kadar ABD, tükettiği Petrolün yarısından fazlasını kendi iç üretimi ile karşılasa da, %8-10 kadarını hala S. Arabistan’dan satın alıyor… (ABD Petrol ihtiyacının ~%15 i için Orta doğuya muhtaç)  Dünya nüfusunun % 4,4 ü kadar nüfusu olan ABD tek başına Dünya Petrolünün %22 sini, yani Dünya ortalamasının tam 5 katı fazlasını tüketiyor. ABD de fert başına gelir de zaten bu orandadır; Dünya ortalaması 10 bin dolar/adam.yıl olan fert başına gelir, ABD de 50 bin doların üzerindedir.Şimdiye kadar S. Arabistan petrolüne bağımlı olan ve bu Ülkeden yılda yaklaşık 50 milyar dolarlık petrol ithal eden ABD, Obama döneminde bu rakamı ~10 milyar dolar düzeyine indirdi… (nedeni kısmen Yurt içi kayaç (shale) gaz/petrol kullanımından, kısmen de kaynak değişiminden, Kanada, Meksika, Venezuela… )

Artık Arabistan’ın ABD Dış ticaret hacminde sadece %1,5 lik bir yeri var, o kadar… ABD Arabistan petrol bağımlılığından epey kurtulmuşa benziyor. (Türkiye’nin ABD dış ticaretinde payı % 0,25 tir; Tersine ABD’nin Türkiye dış ticaretindeki ağırlığı  %5 tir.)Uzun yıllar ‘Anti-komünist’ çizgide kader birliği yapan ABD-Arabia  ikilisinin Petrol-Silah ticareti …
1970 Petrol krizinde gerginleşen ABD-Arabistan ilişkileri 1980′ lerde tekrar normalleşmeye başlamış ve son 30 yılda  ~ 60 milyar dolarlık Silah ticareti gerçekleşmiştir.01

www.youtube.com/watch?v=QuAyutTGPo8

Arabistan İslam dininin çıktığı yerdir. İslam Peygamberi Muhammed (571-632) zamanında hemen bütün Arabistan Yarımadasını egemenliği altına almış bir İslam devleti meydana gelmişti. Arkasından Arabistan’da Halifeler dönemi, Suriye’de Emeviler ve Mezopotamya’da (Irak’ta) Abbasiler dönemi geldi. 650-850 yılları arasında Türkistan’a kadar ilerleyen istilacı Arap/İslam ordularına yenik düşen Türk Kavimleri de teker teker İslamın boyunduruğu altına girdiler… Türk kentleri yağmalandı, on binlerce Türk katledildi, kadınlar cariye, erkekler köle alındı ve sonunda Türkler İslamı kabullenmek zorunda kaldılar. 850 yılına gelindiğinde artık bütün Türkler Müslümanlaşmıştı.
İslam, bu örnekte olduğu gibi, 1400 yıl boyunca Doğuda ve Batıda yürüttüğü ‘Cihad’ ile genişleyerek, büyük bir Coğrafyayı, Dünya topraklarının ~%20 sini ve Dünya Nüfusunun ~ %23 ünü kontrolü altına aldı. Bu gidişle, Müslüman toplumların nüfusu bu Yüz yılın sonlarına doğru Dünya nüfusunun üçte birini oluşturacak demektir; ama Müslüman toplumların Küresel Uygarlığa Bilimsel ve Teknolojik alanda nüfusları oranında katkıda bulunacağını beklemek fazla iyimserlik olur. Bu gün İslam Dünyası İnsan hakları, demokrasi, bilim/teknoloji, çevre, sanat, spor… hemen her alanda, özetle gelişmişlikte nal topluyor ve Uygar Dünya ile ara giderek açılıyor.

İslam Coğrafyası;  ~ 30 milyon km² lik  alanda ~1,6 milyar insan yaşıyor.

02

Osmanlı Sultanı 1.Selim’in (Yavuz) 1517 de Suriye, Mısırı Fethinden ve Halifelik ünvanını aldıktan sonra, Arabistan Yarımadasının Mekke ve Medineyi içerisine alan Hicaz bölgesi ve ardından Yemen Bölgesi Osmanlı egemenliği altına girmişti. Yönetsel olarak Osmanlı hakim görünse de Osmanlı toplumunu şekillendiren Arap kültürü oldu. Türkler sadece Müslümanlaşmakla kalmamışlar; bir zamanlar kabullenmek zorunda kaldıkları İslam Dininin bu sefer yaman savunucuları ve yayıcıları (mücahidleri) olmuşlardı. Kendi dillerini de büyük oranda unuttular yerine binlerce Arapça kelime aldılar. Örneğin Arapça Ailekelimesinin Türkçesi Oğuş kelimesini artık kimse kullanmıyor. (Bugünkü Anadolu Türkçesinin ancak %50 kadarı öz Türkçedir; ~%20 Arapça, ~%20 Avrupa/Balkan dilleri ve %10 kadar Farsça/Kafkas dilleri karışımı bir dil konuşuyoruz. TDK sözlüğüne bakacak olsak,  tüm yabancı dillerin Türkçedeki payı sadece %15 !? miş) Yaklaşık 400 yıl Osmanlı egemenliği altında yaşayan Arabistan, birinci Dünya savaşı sonrası İngilizlerin de yardımıyla Osmanlı boyunduruğundan kurtulmuş ve 1932 de bugünkü Sa’udi Arabistan Devleti kurulmuştur…Aşağıdaki tabloda Sa’udi Arabistan’ı tanıtıcı bazı istatistik verileri özetledim. Çarpıcı rakamlar var. Örneğin, gelirinin büyük kısmı Petrole bağlı olan Suudi Arabistan Dünyada silaha en çok para ayıran Ülkedir. SIPRI verilerine göre Yılda ortalama 5 milyar dolar tutarında silah almaktadır. (2. sırada Hindistan, 3. sırada Türkiye var…)Ülkelerde gelir dağılım adaletini gösteren Gini katsayısı Arabistan’da resmen beyan edilmiyor. (Benim tahminim 0,50 nin üzerinde) nedeni çok açık; Ülke servetinin üzerine bin kişilik bir hanedan çöreklenmiş durumda. Halkın %25 i  (ki, bunların çoğu yabancı uyruklular) yoksulluk sınırında yaşarken Hanedan zevk-ü sefa içerisinde yaşıyor. Bu teokratik Ülkede Askerlik ve Eğitim mecburiyeti yok. Anayasaları Kur’an. Adalet Şer’i mahkemelerde Kuran hükümlerine göre sağlanıyor… Bayraklarındaki kılıç, Kuran hükümlerinin yaptırımını simgeliyor: Kur’ana uymayanın başı kesilir.Uzak mesafelere kılıç yetişmeyeceğini bilen Sa’udiler uzun menzilli roketleri de ihmal etmiyorlar; Türkiye’de bulunmayan yüksek teknolojik silahlara sahipler. S. Arabistan Silahlı Kuvvetler envanterinde 2 ton yüksek patlayıcı taşıyabilen ve 2800 km menzili olan Çin yapımı balistik füzeler bulunuyor. Bu silahlarla  sadece Tel-Aviv ve Tahran değil, Ankara, İzmir ve İstanbul da kolaylıkla vurulabilir.

İşte Arabistan denen ve tüm Orta Doğu’nun ve tabii bu arada Türkiye’nin de geçmişinde derin izleri olan ve bugünkü yaşamını etkilserif”>İşte Arabistan denen ve tüm Orta Doğu’nun ve tabii bu arada Türkiye’nin de geçmişinde derin izleri olan ve bugünkü yaşamını etkileyen bir Ülkenin kısa özeti…

Prof. Dr. D. Ali Ercan / ADD Bilim Danışma Kurulu Üyesi

Paylaşalım